İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi

Ekonomi Ve Finans








 Popülizmin Yükselişi


Popülizm, genellikle gerçek veya algılanan düşman bir grubun (bazen "elit" olarak adlandırılır) aksine, sıradan kişiyi savunan veya savunduğunu iddia eden siyasi yöntemdir. Popülizm günümüze özel bir durum olmamasına ve tarih boyunca var olmasına rağmen günümüzde yükselişte olduğu açıktır. Bugün Avrupa'da ve Büyük Britanya'da yükselen popülizmin kökleri, 2009 ekonomik krizine kadar götürülebilir.


Bu yazımda, The European Trust Crisis and the Rise of Populism adlı çalışmanın sonuçlarını sizlerle paylaşacağım. Makalede genel olarak yükselen popülist politikaların nedenini açıklamayı amaçlanmış ve bu sonuçların ana nedeninin Avrupa'nın 2009 yılında yaşadığı ekonomik kriz olduğunu belirtilmiştir. Yazarlara göre, ekonomik sorunlar Avrupa'ya olan güvensizliğin artmasına neden oldu. Güvensizlik, düzen karşıtı politikaların refah sağlamada daha iyi olabileceği fikrini besledi ve ekonomik krizin en büyük sonuçlarından biri olan işsizliğin artması oldu. Makalede kullanılan veriler,  AB'de 2007'de %7 olan işsizliğin 2013'te %11'e çıktığını gösteriyor. Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta da işsizlikteki bu artışın Avrupa'da homojen bir dağılım göstermediği sonucu. Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi Güney Avrupa ülkelerinde işsizlikteki artış çok daha çarpıcıydı. Bu durum,  Avrupa'da huzursuzluk yaratan ve dengeleri sarsan bir noktaydı. Krizden en çok etkilenen ülkelere gönderilen fonlar arttı ve bunun yarattığı en büyük domino etkisi Brexit oldu.

Yazarlar, farklı demografik ve coğrafi değişkenlerin Brexit oylamasında önemli olduğunu buldular. Tahminlerine göre eğitim, kentte yaşama, istihdam durumu ve yaş bireylerin Brexit kararlarını anlamak için önemli değişkenlerden birkaçıydı. Örneğin, işsizliğin ve ekonomik koşulların daha zor olduğu kırsal alanlarda, insanlar Avrupa Birliği’nden ayrılmak için oy kullandı. Ayrıca bu oylamada ileri yaşlardaki (65+) seçmen katılımı %90'dır ve bu yaş dilimindeki seçmenler Brexit’e destek verme eğilimindedirler.

Çalışmanın sonuçlarına göre Brexit oyu ile göç ve AB bağımlılığı arasında önemli bir negatif ilişki bulunmaktadır. Bu sonuç, İngiliz nüfusunun çoğunun AB transferlerine bağımlılığı egemenliklerini gölgeleyen olumsuz bir etki olarak gördüğünü gösteriyor. Ayrıca göç İngiliz halkı tarafından potansiyel bir iş kaybı olarak görülmektedir. Bu yaklaşım, nüfusun AB aleyhine neden oy verdiğini açıklayan noktalardan biridir ve bu tür göstergeler İngiltere'de yükselen popülist politikaların bir nedenidir.

Sonuç olarak, yazarlar yükselen popülizmdeki en büyük faktörün işsizliği olduğunu buldular, ancak bu kesinlikle tek faktör değil. İşsizlik ile popülizm arasında iki yönlü bir ilişki vardır, popülist politikalar işsizliği artırabilir veya artan işsizliği popülizme verilen desteği artırabilir. Bu yüzden güncel küreselleşme ve entegrasyon dalgasının göç ve düşük rekabet gücü yoluyla popülizm üzerinde önemli bir etkisi olabilir. Küreselleşme, göç, pazardaki düşük rekabet, kurumsal düzene güvensizlik gibi başka sosyo-ekonomik faktörler de popülist politikaların besleyicisi konumunda.