İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi - iisbf@gelisim.edu.tr
Memnuniyet ve Önerileriniz için   İGÜMER
 İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi - iisbf@gelisim.edu.tr

Psikoloji








 “Nihilist Penguen” Trendinin Psikolojik Okuması: Dijital Duyguların Viral Sembolü


Sosyal medyada viral olan “Nihilist Penguen” görseli, eski bir belgesel sahnesinin dijital ortamda yeniden dolaşıma girmesiyle gündeme oturdu. Bu içerik, yalnızlık, tükenmişlik ve modern yaşamın duygusal yükleri gibi psikolojik temaların dışavurumu olarak yorumlanıyor. Psikoloji öğrencileri ve akademik topluluk için bu olgu, dijital çağda duyguların nasıl temsil edildiğine dair önemli ipuçları barındırıyor.


Ocak 2026’da sosyal medyada başta TikTok, Instagram ve X olmak üzere pek çok platformda paylaşılan bir penguen klibi, “Nihilist Penguen” etiketiyle viral bir fenomen hâline geldi. Görüntü, 2007 yapımı Werner Herzog belgeseli Encounters at the End of the World’dan alınan ve bir Adélie penguenin kendi kolonisini bırakarak Antarktika’nın iç kesimlerine doğru yürüdüğü sahneyi gösteriyor. Sahnenin kendisi belgeselde “ölüm yürüyüşü” olarak tanımlanmış olsa da sosyal medya kullanıcıları bunu sembolik bir anlatıma dönüştürdü.
 
Bu viral içerik, pek çok kişi tarafından modern yaşamın belirsizlikleri, duygusal yorgunluk ve toplumsal beklentilere karşı duyulan direniş ile ilişkilendirildi. İnsanlar bu yalnız yürüyüşü, “sıkıntıdan kaçış”, “tükenmişlik (burnout)” ve “sıradan akışa direniş” gibi duyguların bir metaforu olarak paylaşıyor; mizahi başlıklar ve kısa ifadeler aracılığıyla kendi deneyimlerini görünür kılıyor.
 
Psikolojik açıdan bakıldığında bu viral trend, duyguların dijital imgelere nasıl yüklendiğini ve kişisel tecrübelerin kolektif anlatılara nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Dijital kültürde sembolik paylaşımlar, bireylerin zorlayıcı duygu durumlarını doğrudan ifade etmek yerine, dolaylı ve paylaşılan imgeler üzerinden dışavurmalarına imkân tanıyor. Böylece gençler ve sosyal medya kullanıcıları, yalnızlık, tükenmişlik ya da “anlamsızlık hissi” gibi kavramları mizah ve sembolleştirme yoluyla tartışabiliyorlar.
 
Bu fenomen, özellikle yüksek öğrenim öğrencileri arasında duygusal dayanıklılık, dijital kimlik ve toplumsal beklentilerin içselleştirilmesi üzerine düşünmek için bir fırsat sunuyor. “Nihilist Penguen” görseli, bir yandan mizahın baş etme mekanizması olarak nasıl işlev gördüğünü gösterirken; diğer yandan da bireylerin kendi psikolojik deneyimlerini sosyal platformlarda anlamlandırma ve kolektif hâle getirme süreçlerine ışık tutuyor.
 
Sonuç olarak, bu viral penguen trendi basit bir internet şakası olmaktan çok daha fazlasıdır. Günümüz gençliğinin içsel dünyasını, belirsizlik duygusunu ve dijital çağın psikososyal dinamiklerini anlamlandırma biçimini yansıtan kültürel bir olgu olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle psikoloji öğrencileri için hem bireysel psikolojik süreçleri hem de toplumsal yansımaları birlikte ele almak açısından önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkmaktadır.

Bu tür örnekler, psikolojinin çağdaş toplumu anlamadaki gücünü göstermektedir; İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölümü, öğrencilerini bu bakış açısıyla düşünmeye davet etmektedir! 

İçerik: 
Arş. Gör. İrem Uyar
İstanbul Gelişim Üniversitesi, Psikoloji Bölümü